Allah niçin kullarını bir yaratmadı? Neden kimini kör, kimini topal olarak yarattı? [Yazılı+Sesli]
Yazar:
Yorum yok
Eğer sen, sana verilenler karşılığında Allaha bir şey vermiş olsaydın, "Bir göz değil iki göz ver, bir el değil iki el ver!" gibi iddialarda bulunmaya; "Niye iki tane değil de bir ayak verdin?" diye itiraz etmeye belki hakkın olurdu. Halbuki sen Allaha (c.c) bir şey vermemişsin ki -hâşâ- O' na adaletsizlik iddiasında bulunasın. Haksızlık, ödenmeyen bir haktan gelir. Senin O' na karşı ne hakkın var ki yerine getirilmedi de sana karşı haksızlık edildi!..
Allahuteâlâ Hazretleri seni yokluktan çıkarıp var etmiş: hem de insan olarak... Dikkat etsen; senin altında birçok mahlûkat var ki, pekâlâ onlara bakıp ne kadar fazla nimetlere mazhar olduğunu düşünebilirsin.
2. Cenâb-ı Allah, bazen insanın ayağını alır; onun karşılığında ahirette pek çok şey verir. Ayağını almakla o kimseye aciz bir mahluk olduğunu, zayıflığını, ve ihtiyacının ne kadar fazla olduğunu hissettirir. Kalbini kendisine çevirtip, o insanın duygularını geliştirirse, çok az bir şey almakla, pek çok şeyler vermiş olur. Demek ki görünüşte olmasa bile, hakikatte bu ona, Allahın lûtfunun ifâdesidir. Tıpkı şehit edip cenneti vermesi gibi... Bir insan, savaş esnasında şehit olur. Bu şehit olmakla haşirde kurulacak büyük mahkemede ve Allah'ın huzurunda, sıddıkların, sâlihlerin gıpta edeceği bir makama yükselir. Onu gören başkaları "Keşke Allah bize de harp meydanında şehâdet nasip etseydi." derler. Bundan dolayı, böyle bir insan parça parça da olsa çok şey kaybetmiş sayılmaz. Belki aldığı şey ona nispeten çok daha büyüktür.
Çok nâdir olarak, bazı kimseler, bu mevzûda küskünlük, kırgınlık, kötümserlik ve aşağılık duygusu ile sapsalar bile, pek çok kimselerde bu gibi eksiklikler, daha fazla, Allah'a yönelmeye vesile olmuştur. Bu itibarla zararlı böcekler gibi bir kısım kimselerin, bu meseledeki kayıplarının yayılmaya çalışılması yerinde bir davranış değildir. Bu konuda esas olan, ebedi hayata aday olan ruhlarında o âleme âit arzuları uyarmaktır. Bu ârızalı da, ârızasının itmesiyle Hakka yönelmesi; başkalarında da ondan ibret alarak kanatlanmaları şeklinde kendini gösteriyorsa, maksada uygun ve hikmetlidir.
"Her işte hikmeti vardır, Abes fiil işlemez Allah." (Erzurumlu İ. Hakkı Hazretleri)
En Çok Okunanlar
-
Eğer “hayalet” denilen muamma gerçekten bir hayal mahsulü değilse, şeytan ve cinlerin bir oyunu olarak değerlendirmek gerekir. “Şahadet a...
-
İnsan ruh ve cesetten meydana gelmiştir. Elektrikli aletler için cereyan ne ise, bedendeki azalar için de ruh odur. Sözgelimi bir ampulü ...
-
Ukrayna'da çekilen "Roksalana" dizisinde Hürrem Sultan rolünde oynayan Olga Sumskaya, 'Muhteşem Yüzyıl' dizisi ile i...
-
İspanya'nın başkenti Madrid'deki ARCO Çağdaş Sanat Fuarında yer alan İspanyol sanatçı Eugenio Merino'nun heykeli tartışılıyor...
-
Al-Asma al-Husna means the most beautiful names of Allah. The following is stated in a verse: “To Him (Allah) belong the Most Beautiful ...
-
Süleymaniye Cami inşa edilirken, Mimar Sinan'ın mihrapta nargile içtiği söylentisi yayılır. Söylenti padişaha kadar ulaşır. Kanunî, bu ...
-
Soru Dinimizde kısmet bağlılığı veya kısmet kapalılığı diye bir yorum varmıdır.bazı hocalar hayırlı işlerde kısmetinin bağlı olduğunu ve i...
-
Cenâb-ı Hakk’ın zâtı gibi mukaddes sıfatları da kemâliyle idrak edilemez; ama o sıfatların varlıkları ve sonsuz oldukları bilinebilir. İl...
-
Değerli ziyaretçilerimiz, açmış bulunduğumuz etkinliğe davetlisiniz. Lütfen arkadaşlarınızı da davet ediniz... Etkinlik Linki: http://www....
-
Değerli ziyaretçilerimiz, gelen istekler doğrultusunda; profilinizden otomatik olarak İslami paylaşım yapılmasını sağlamak için gerekli iş...






Bu yazıya yorum yapılmamış. İlk yorumu yapan siz olun!
Yorum Gönder